Piczo

Log in!
Stay Signed In
Do you want to access your site more quickly on this computer? Check this box, and your username and password will be remembered for two weeks. Click logout to turn this off.

Stay Safe
Do not check this box if you are using a public computer. You don't want anyone seeing your personal info or messing with your site.
Ok, I got it
Saruhan Hünel
Saruhan Hünel 32 yaşında anne tarafı arap olan bağdattan türkiyeye gelen saruhan hünelin baba tarafı ise selanikli. Sanat hayatına ilk olarak mankenlikle başlamıştır. Ailesinde sanata yatkınlık varmış. Kardeşi Aslı Hünel şarkıcı, babası türkiye dans şampiyonumuş. SARUHAN HÜNEL tam bir maçoymuş. Kardeşine hep karışır kısa giyme aman laf gelmesin diye üstüne titrermiş. Saruhan hünel oyunculuk dışında ticaret ile de uğraşıomuş etilerde oturuyomuş ve orda bi güzellik merkezi varmış. bu bilgiden pek emin değilim ama burnu estetiklimiş kardeşi Aslı Hünelin burnunu falan da o yapmış.....

S.H.E Güzellik Merkezi
Telefon: 0212 352 34 84
Adres:Akatlar Mah.Nispetiye Cad.Kervan Apt.No:17/B Etiler/BEŞİKTAŞ İSTANBUL

Saruhan Hünel kaybolan yıllar dizi teklifini 1 yıldır düşünüyomuş. sonunda oynamaya karar vermiş ve dizi için 2 haftada 10 kilo vermiş


OYNADIĞI FİLMLER VE DİZİLER:
Gündüzün Karanlığı 1992
Yasak Sokaklar 1993
Ufukta Bir Ağaç 1993
Aynalı Tahir 1998
Nilgün(2) 1999
Milli Saraylarımız 2000
Melek 2003
Kaybolan Yıllar 2006
Serçe 2008
1540 hits
bacK
Mankendi, ‘kötü’ oldu

DİLEK HAYIRLI

Aynalı Tahir dizisinin kötü adamı ‘Tilki Ekrem’ karakteriyle tanıdık Saruhan Hünel’i. Şimdilerde Kaybolan Yıllar’da mafyanın tetikçisini canlandırıyor. Ekranların kötü yüzü eski manken Hünel, “Kötü adam oynamayı seviyorum. İyiyi herkes oynar.” diyor.

Yeşilçam sayfalarında şöyle küçük bir gezintiye çıktım. Niyetim, yaklaşık bir asırlık sinema tarihinin kaç tane ‘kötü adam’ karakteri çıkardığını bulmaktı. Rahmetli Erol Taş, Bilal İnci, Nuri Alço ve tecavüzcü Coşkun’dan başkası gelmedi aklıma. Her gün onlarca kişiyi star unvanıyla cilalayıp piyasaya süren televizyon bile, iş ‘kötü adam’ karakterine gelince sınıfta kalmıştı. Neyse ki son dönemlerde bu boşluğu doldurma gayretinde olan bir isim var; Saruhan Hünel. Nam-ı diğer Tilki Ekrem. Unutanlarınız için hatırlatayım, yıllar önce Alişan’ın başrollerini oynadığı ‘Aynalı Tahir’ dizisinin kötü adamı. Ünlü oyuncu 6 bölüm için anlaştığı dizide 3 Aynalı Tahir, onlarca yardımcı oyuncu değiştirdi. Dizi onun sayesinde tam 170 bölüm, yani beş yıl devam etti. Böylece televizyon yeni bir kötü adam, Saruhan Hünel de on binlerce fanatik hayran kitlesi kazanmış oldu. Öyle ki hayranları ‘ekranın en iyi erkek oyuncusu’ anketlerinde ilk sıralara taşıdı kendisini. Erol Taş’ın tahtına aday gösterilen ünlü oyuncu, “İyi insanı herkes oynar, önemli olan sert insanı oynamak.” diyor. Asıl patlamasını iki yıldır devam eden ve derin devlete çalışan bir mafya tetikçisini canlandırdığı ‘Kaybolan Yıllar’ dizisiyle yapan Saruhan Hünel’i yakından tanımaya ne dersiniz? Biz hikâyesini dinledikten sonra ‘bu duygusallıkta biri nasıl bu kadar iyi kötü adamı oynar?’ diye düşünmeden edemedik. İşte size duygusal, hüzünlü bir kötü adam portresi...

Saruhan Hünel kimdir?

1970 doğumlu, Fatihli orta direk bir ailenin iki çocuğundan biri. Anne tarafım Arap. Baba tarafından Arnavut kökenliyiz. Babam tekstilci, annem ise ev hanımı. Bir de kız kardeşim Aslı var. O da Türk sanat müziği sanatçısı.

Kötü adamı oynasanız da gözlerinizde gizli bir hüzün var. Hayatınız pek güllük gülistanlık geçmemiş sanırım?

Öyle de diyebiliriz. Annem 15-16 sene ağır bir hastalıkla boğuştu. Yanlış ameliyat sonucu midesinin dörtte üçü alındı. Bunun sonucunda diğer organlarındaki rahatsızlıklar başladı. Her sene bir ameliyat oluyordu. Kız kardeşimle bana bakacak kimse yok, baba derseniz o da işte. Okuldan akşam eve geldiğimizde kapıyı kendimiz açıyorduk. Ev soğuk, karanlık... Çok geceyi sokakta geçirdiğimi bilirim. Sokak çocukları tamamen sevgisiz büyüyor. Biz de yüzde elli sevgiyle büyüdük. Yaşadıklarınızı unutsanız da izi mutlaka kalıyor. Gülümsemenize bile hüzün yansıyor.

Bu şartlarda eğitiminizi tamamlayamadınız öyleyse?

Meslek lisesinde tekstil bölümünde okuyordum. Zaten maddi anlamda da biraz zorluk çektiğimiz için hafta sonları harçlığımı çıkarmak için çalışmaya başladım. Marmara Üniversitesi İşletme’yi kazandım; ama devam edemedim. Maddi anlamda bizden daha güçlü insanlara karşı kendimi koruyabilmek için erken yaşta para kazanmam gerekiyor diye düşündüm.

O yıllarda günün birinde oyuncu olma hayali kuruyor muydunuz?

1985’lerdi benim gençlik dönemim. O yıllarda oyunculuk hayali bize çok uzaktı. Çevremizde gördüğümüz insanlar hayatımızı şekillendiriyordu. Baba, esnaf, ticaret yapanlar... Dolayısıyla tek bir hayalim vardı; babamın işini devam ettirmek, üniversite bitirip işimizi daha da büyütüp iyi yerlere taşımak. Ama o yıllarda mankenlik çok popülerdi. Genellikle arkadaşlarım manken olacağını söylerdi. Ben de onlardan duyup ‘manken olacağım’ dedim. Kursa falan gittim, derken mankenliğe başladım...

Mankenlikten oyunculuğa geçiş nasıl oldu?

Mankenlik yaptım; ama sevmedim. Bana göre değildi. Ajansa bağlı olarak çalıştığımız için belli çevrelerde tanınıyorduk. 20’li yaşlarda TRT için çekilen birkaç tarihî filmde oynadım. Sonra Emrah’la iki dizide rol aldım. Askerlikten sonra Aynalı Tahir dizisinden teklif geldi. 6 bölüm için anlaşmıştık; ama dizi 170 bölüm çekildi ve 5 yıl sürdü.

Aynalı Tahir’den sonra uzun bir süre ara verdiniz. Nedeni neydi?

5 sene kötü adamı oynadıktan sonra herkesin kafasında kötü adam imajı oluştu. Rolün üzerine yapışması tabiri var ya bende öyle oldu. Başrol teklifi bile gelse kötü adam oluyordu. Sokaktaki insanlar da beni gördüğünde Ekrem diye bağırıyordu. Farklı roller gelmesi için bir süre teklifleri değerlendirmedim.

Kötü adam imajının üzerinize yapışmasından mı korktunuz?

Hayır. Ben kötü adamı oynamayı seviyorum. İyi insanı zaten herkes oynar, önemli olan sert’i oynayabilmek. Ben sadece farklı rollerde de oynamak istedim.

Kaybolan Yıllar dizisindeki Esmer karakteri mafyanın tetikçisi ama...

Burada üç duyguyu bir arada yaşıyoruz. Bir tarafta devleti adına çalışan bir insan, bir yanda mafyanın soğukkanlı tetikçisi, bir yanda da dünyadaki en değerli varlığını arayan âşık bir adam. Çok sert bir sahnenin ardından çok duygusal olabiliyoruz. Bu yüzden Esmer’e çok kötü adam diyemeyiz.

Son dönemde Alacakaranlık, Kurtlar Vadisi gibi diziler popüler oldu. Kaybolan Yıllar da onlardan biri mi?

Kaybolan Yıllar, yetimhanede birlikte kalan üç çocuğun hikâyesini anlatıyor. Çeşitli sebeplerle yolları ayrılan üç çocuktan biri (Esmer) derin devlet için yetiştiriliyor. Ali polis oluyor. Aileye verilen Ezo da doktor. Esmer, çocukluk aşkı Ezo’yu arıyor yıllarca. Sonra üç arkadaşının yolları kesişiyor... Senaryonun Kurtlar Vadisi’yle benzerliği yok. Esmer, derin devletin adamı. Dizide aksiyon sahneleri var; ama her silah kullanılan dizi Kurtlar Vadisi’ni akla getirmemeli. Bizimki aslında bir aşk hikâyesi...

Yetimhanede kalan çocukların hikâyesi dedik de hakikaten Türkiye’nin kanayan yarası bu kurumlar...

Son dönemlerde medyaya yansıyan haberler buraların gerçekten kanayan yara olduğunu gözler önüne serdi. Hani önceden göz görmeyince gönül katlanır durumu vardı. Artık insanlar görmeye başladı. Buralarda kalan çocuklar bizim geleceğimiz. Dolayısıyla bu çocuklara ilgi göstermemiz gerekir. Her şeyi devletten beklemek yanlış. Milyonlarca insanız, hepimiz bir iyilik yapsak bu çocuklar kurtulur. O kurumlardaki çocukların her türlü ihtiyaçları karşılanıyor olabilir. Ama onların en büyük eksiklikleri sevgi. Bunu onlardan esirgemeyelim. Ben herkesten bir ricada bulunuyorum. Ne olur herkes bir kere Çocuk Esirgeme Kurumu’nu ziyaret etsin. Etkilenmeyecek bir tek insan düşünemiyorum.

İyi aile çocuğu, düzgün adam imajınız var. Bu bir anlamda oyunculuğunuzu sınırlandırıyor mu? Çok uç bir rolü oynar mısınız?

Hayır ben oynamam. Oynarım diyenlerin yüzde 95’i de oynamaz zaten. Onlar ben oyuncuyum, her rolü oynarım havasında oldukları için öyle diyorlar. Dilin kemiği yok, her şeyi söyleyebilirsin de iş icraata geldiğinde o kadar kolay değil. Ben teklif geldiğinde reddetmek için yol arayacağıma baştan oynamam diyorum. Ben kabul etsem seyirci beni o rolde kabul etmez. Hem benim kariyerim hem de iş batar.

Kadir İnanır etek giyinmişti bir filminde, buna ne diyorsunuz?

35 yaşındayken o eteği giydiremezdiniz Kadir İnanır’a. Ama o filmi çekerken hem belli bir yaş olgunluğuna erişmişti hem de Türkiye’de sağlam bir Kadir baba imajı oluşturmuştu.

Komedi oynamayı düşünür müsünüz?

Hayat ne getirir bilmiyorum; ama sit-com tarzı dizileri sevmiyorum.

Oyunculuk bir meslekse bu mesleğin doruk noktası nedir?

Oyunculuğun bence doruk noktası yok. Ama illa bir ölçü koyacaksak Oscar’ı almak derim.

Böyle bir hayaliniz var mı?

Herkesin vardır. Ben bireysel anlamda düşünmüyorum. Ülkemiz adına böyle bir ödüle ihtiyacımız var.

Bunun için bir sinema filmi çekmek gerekir.

Şu an diziye konsantre oldum. O yüzden kafamı dağıtmak istemiyorum. Hem sırf film çekmiş olmak için de böyle bir işe girişmem. Benim oynarken, insanların da izlerken keyif alacağı bir projede yer almak isterim.


bunlarin hepsi alintidir
SARUHAN HÜNEL RÖPORPTAJI
Duruşum biraz sert’
AYNALI TAHİR DİZİSİNDE ROL ALDIĞI DÖNEMDE ‘EN SEVİLEN KÖTÜ ADAM’ SEÇİLEN SARUHAN HÜNEL, AYNI YOLDA YÜRÜYOR

‘Kaybolan Yıllar’ dizisinin sert adamı ‘Esmer’i canlandıran Saruhan Hünel kısa sürede fanlarını yarattı. Oyuncunun hayranları onu yere göğe koyamıyor, hatta bazıları internet üzerinden evlenme teklif ediyor. Basından uzak durduğunu söyleyen Hünel; kendisiyle ilgili bilinmeyenleri anlattı

İki sezondur ekrana gelen ve yetimhanede yetişen üç arkadaşın öyküsünün anlatıldığı, ‘Kaybolan Yıllar’ adlı dizi, yeni bir televizyon starı yarattı; Saruhan Hünel’in canlardırdığı; derin devlet, mafya mensubu ‘Esmer’ ise kısa sürede fanatiklerini. Aslında Saruhan Hünel, Türk televizyonlarının en uzun soluklu dizilerinden ‘Aynalı Tahir’de canlandırdığı ‘Tilki Ekrem’ rolüyle bir dönem yine izleyicinin en sevdiği ‘kötü adam’ olmuştu. Fakat asıl patlamasını ‘Kaybolan Yıllar’da yaptı. Hünel, kendi tabiriyle orta direk bir aileden geliyor. Bu orta direk aile sanata her zaman yakın olmuş. Baba Fevzi Hünel, 1968 yılında siyasetçi Hüsamettin Özkan ile birlikte katıldığı yarışmada dans şampiyonu olmuş. Saruhan Bey’in kızkardeşi Aslı Hünel ise Türk Sanat Müziği sanatçısı. Hayranlarının sıkı sıkıya takip ettiği Saruhan Hünel, hem diziyi hem de kendisini AKfiAM Pazar’a anlattı...

■ ‘Aynalı Tahir’ adlı dizi sizin için dönüm noktası sanıyorum…

Evet. 20’li yaşlarımda TRT için çekilen birkaç tarihi televizyon filminde, daha sonra da Emrah ile iki dizide rol aldım. Askerlikten sonra da ‘Aynalı Tahir’… O dizide de yapımcı olarak şimdi olduğu gibi Sergin Akyaz ile çalışmıştık. Üç tane Aynalı Tahir değişti, onlarca yardımcı oyuncu değişti sadece ben değişmedim. 170 bölüm çektik bu da beş sene ediyor. Orada kötü bir karakteri, Tilki Ekrem’i canlandırıyordum. O dönem Kara Melek’teki rolüyle Sanem Çelik ve ben, yapılan araştırmalarda ‘en sevilen kötüler’ seçilmiştik. Bir yırtma jenerasyonu olduğu için zannediyorum Tilki Ekrem halka daha yakın gelmişti o dönem. Tek başına mücadele eden, her şeyi meşru gösteren, ne yaparsa yapsın kendisi için yapan, bencil bir karakterdi, ama zenginliğe kavuşan bir adamdı! Sosyo-ekenomik yapımız biraz buna müsait olduğu için zannediyorum, çok sevildi.

■ Bu kadar gündemdeyken niçin ara verdiniz dizilere?

Kendi kendime “çok iyi bir proje olmazsa kabul etmeyeceğim” diye söz verdim ve üç sene iş yapmadım. Bu süre içinde bir plastik cerrah arkadaşımla estetik merkezi açtım. Çok teklif geldi ama gelen işler içime sinmedi. Sergin Hanım ‘Kaybolan Yıllar’ projesini getirdiğinde, okudum ve karaktere içim ısındı. Hemen çalışmaya başladık.

28 GÜNDE 11 KİLO VERDİM

■ Gelelim hızla verdiğiniz kilolara… Nasıl yaptınız, bir ilaç kullanmışsınız, bize de söyleyin...

Ben o dönem hiç spor yapmıyordum ve çok kilo almıştım. Benim tek önerim ‘bir endokrinologa gidin, kolay diyetlere’ aldanmayın. Çünkü geriye dönüşü olmayan zararlar veriyor bu tür diyetler. Bana sorulduğunda ben herhangi bir diyet vermiyorum. Tek söyleyebileceğim her gün birkaç tane elma yesinler. Tabii dönerekmek üzerine değil. Bir de minimum yarım saat yürüsünler. Bir de günde 2.5 litre su içiyorum.

■ Aksiyon dediniz de dizide çok hareketlisiniz...

Evet dizide aksiyonda var. Bir de Sergin Hanım beni simsiyah giydirdi, iki tabancayla ateş ettirdi. fiimdi birçok dizide siyah giyinen, çift silahla ateş eden adamlar var; o dizilerin ismini vermeyeyim. Hayranlarımda bunu fark edip bana mail atıyorlar. Benim tarzımda konuşup yürüyen adamlar var. Çevremizdekilerden ziyade bizimle aynı işi yapan insanlar örnek almaya başladı. Bu bizim için sevindirici onlar için üzücü bir duru. Çünkü yaratıcılıkları kısıtlanmış.

■ ‘Kaybolan Yıllar’ biraz ‘Kurtlar Vadisi’ni anımsatıyor. Sizi Polat Alemdar karakteriyle karşılaştırıyorlar. O dizi de size örnek olmuş olabilir mi?

Aslında bu sorunun muhatabı ben değilim; dizinin senaristi Sergin Hanım. Ama ‘Kurtlar Vadisi’yle uzaktan yakından ilgisi yok. Ne öykünme ne benzerlik! Dizideki Esmer, derin devletin adamı, mafya içinde. Aksiyon olacak tabii. Biz helikopter kullansak, biraz aksiyon yapsak, hemen akla ‘Kurtlar Vadisi’ geliyor. Bizimki bir aşk hikayesi onlar daha sertti. Bir de tabanca artık çocuk oyunlarında bile var!

■ Sizden hep ‘maço’ diye bahsediliyor; maço musunuz?

Maçoluk çok göreceli bir kavram, adamına göre değişir. Maçoluk ailenize dikkat etmeniz, sahip çıkmanız, onları kimseye ezdirmemenizse maçoyum. Ailenize laf geldiğinde, ailenizi ya da eşinizi kollamanız, giyimine karışmaktan ziyade, giyimine yardımcı olmanız maçoluksa, evet ben maçoyum!

■ Giyime yardımcı olma kısmını biraz açıklar mısınız?

Hemen açıklayayım! Ben bile giyindiğim zaman eşime mutlaka sorarım. Acaba bu kravat oldu mu diye. O sizin sevdiğiniz insansa size doğrusunu söyler, yardımcı olur. Dolayısıyla ben de çevremdeki sevdiklerim için “bunu giyme, onu yap, yapma” diye asla karışmam. Ama sorulursa söylerim. Sorulmaz da o şekilde giyilirse “başıma bu niye geldi” diye sorarsa, “bundan geldi” derim. Ama insan kötü giyindiğinde mutlaka başına bir şey gelir ülkemizde. Bu bir gerçek. Bu maço lafı benim kız kardeşim yüzünden çıktı. Kardeşim ses sanatçısı. Yetişme çağında hepimizin hataları olabilir. Biz Fatih gibi bir semtte yetiştik. Fatih’te otururken, sanat camiasına yavaş yavaş giriş yaparken, onlar gibi giyinmek, onlar gibi davranmak istersiniz. Ama bu semt bunu kaldıramayabilir. Bu yüzden bir ağabey olarak onu ikaz etmiş olabilirim. Ama ikaz derken öyle höt zöt değil. Duruşum biraz sert benim.

■ Hayata ilişkin hep sert mesajlar veriyorsunuz...

Esnek mesaj vermiyorum çünkü bu ülkede herkes esnek mesaj verme tavrında! Ve o verdikleri mesajda bir terslik varsa “ben onu demedim bunu dedim” diye bir kıvırma payı bırakılıyor. Yok, ben ne hissediyorsam, insanlara karşı dümdüz onu söylerim. Çayı sevmiyorsam sevmiyorum derim. Neden sevmediğimi anlatmam. Dümdüzdür her şey. Bunu yumuşatmak gibi bir çabam yok.

Necla Bayraktar
SARUHAN HÜNEL
Rol için 28 günde 10 kilo zayıfladım.

"neden oyunculuğa 3 yıl ara verdiniz?"

"Son oynadıgım Melek dizisi 17 bölüm sürdü.Orada Ferhat Güney isimli iyi adamı oynuyordum.Ardından teklifler aldım ama içime sinmeyen işler oldugu icin reddettim.Kaybolan Yıllar projesinden yaklaşık 1 yıldır haberim vardı.Dizinin senaristi ve yapımcısı Sergin Akyaz daha önce yaptığım 2 dizinin de senaristiydi.Karakteri çok begendim bir bebek gibi içimde 1 yıldır gelişti.Esmer karakterini Sergin çok güzel yazdı.

"Bu tarz karakterlerle ilgili çok sayıda film var. Özellikle ilham aldığınız bir film oldu mu ? "

"Çok film izliyorum.Esmer karakterine yakın çok rol görüyorum ama alıp birebir uygulamak mumkun degil.Ayrıca taklit taraftarı da degilim. Bu bir mafya dizisi mi diye soranlar cok oluyor. Duygu yüklü aşk dizisi bu.Esmer rolu icin yaklasık 10 kilo verdim"

"10 kiloyu ne kadar sürede verdiniz?"
"28 günde verdim. Bir endokrinoloji doktoru kontrolunde diyet yaparak zayıfladım.Bir çok hollywood starı çok hızlı kilo alıp verir.Tamamen kan tesetlerinden çıkan sonuclara gore beslendim.Metobolizmama uygun bir beslenme programı izledim."

"Dizinin 2.bölümü birinci bölümden daha çok ilgi gördü.Bu kartopu bir çığa dönüşür mü sizce ? "

"En büyük rating sokak ratingidir.Sokaktaki insanlar daha ilk bölümden dizideki ismimle hitap ediyorlarsa bu demektir ki çok izlenecek.Biz o insanlara kendimizi sevdirmişiz ve kabul ettirmişiz demek ki.Bence bu ilgi artarak devam edecek"

"Esmer karakterine benzeyen roller bugune kadar Türk halkı tarafından sevildi.Dizinin sizin popularitenize olan katkısının nasıl olacagını tahmin ediyorsunuz? "
"Aynalı tahir zamanında da toplum tarafından seviliyor ve itibar görüyordum.Ama bu işleri tek başına elde edilebilen başarılar olarak görmüyorum.Ben bu işte iyiysem ekibim sayesinde iyiyimdir.İyi iş yapmak önemli dolayısyla halk sizi bağrına basar "
Ana sayfa tikla